Bakan Gürlek: Hakimin belli bir iş vizesini tutturması gerekecek terfi etmesi için
ADALET Bakanı Akın Gürlek, yargılamanın hızlanması konusundaki çalışmalarını 12'inci yargı paketine koyacaklarını söyleyerek, "Atlamalı temyiz müessesesi var. Bir dosya hem istinafa hem Yargıtay'a gitmeyecek.
ADALET Bakanı Akın Gürlek, yargılamanın hızlanması konusundaki çalışmalarını 12'inci yargı paketine koyacaklarını söyleyerek, "Atlamalı temyiz müessesesi var. Bir dosya hem istinafa hem Yargıtay'a gitmeyecek. Hakim arkadaşlarımızı biraz zorlayacağız. Atama, terfide belirli bir karar ve o kararın Yargıtay'dan onanmasını artık mutlak kriter olarak arayacağız. Yani hakimin belirli bir iş vizesi tutturması gerekecek terfi etmesi için" dedi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ankara'da medya kuruluşlarının temsilcileri ile iftarda bir araya geldi. Bakan Gürlek, DEM Parti heyetiyle görüşmesini hatırlatarak, "Onlarla da genel olarak çerçeve şeklinde ne tür bir yasal düzenleme yapılması gerektiğini konuştuk. Burada şahsa özgü, genel af anlayışı olan düzenlemeler yapılamaz. Adalet Komisyonumuz da bunun farkında. Muhtemelen geçici hükümler konulacak. Hangi kanunlarda değişiklik olur onu biz bilmiyoruz. Adalet Komisyonumuzun ve daha sonradan da yüce Meclis'in takdirinde; ama biliyorsunuz Ceza İnfaz Kanunu, Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemeleri Kanunu gibi kanunlarda muhtemelen değişiklik yapılacak. Bunun tasarısını, yöntemini, şeklini, sınırlarını elbette yüce Meclisimiz çizecek. Tekrardan söylemek istiyorum. Biz Adalet Bakanlığı olarak bu süreçte dahil değiliz. Sadece teknik olarak Meclis'teki arkadaşlarımız destek isterse biz desteğe hazırız" dedi.
'VATANDAŞIMIZ YASAL DÜZENLEMELERİ TEMENNİ EDİYOR'
'Terörsüz Türkiye' sürecini çok önemsediklerini söyleyen Gürlek, "Artık 'Terörsüz Türkiye' sürecinin meyvelerini toplama aşamasındayız. Bu bizim için önemli. 'Terörsüz Türkiye' sürecinin olmazsa olmazı öncelikli olarak örgütün tamamen silah bırakması daha sonra da örgütün feshedilmesi. Örgütün silah bıraktığının ve aynı şekilde eylemlerini sonlandırdığının tasdiklenmesi gerekiyor. Ondan sonra da yasal düzenlemelere geçilmesi gerekiyor. 'Terörsüz Türkiye' sürecinin biz nihayete ermesini istiyoruz. Dün Adalet Komisyonu Başkanımız ve üyelerimizle de görüştük. DEM Parti'nin heyetiyle de görüştük. Onlar da bir an önce artık yasal düzenlemenin yapılmasını istiyor. Çünkü artık toplumda bir beklenti de oluştu. Toplumumuz da hazır. Vatandaşlarımız da bu kardeşlik ortamının, birlik ortamının artık yasal düzenlemeye erişmesini temenni ediyor" diye konuştu.
'ÇOK FAZLA DOSYA YARGININ ÖNÜNE GİDİYOR'
Bakan Gürlek, Adalet Bakanı olarak atandıktan sonra 12'nci yargı paketini Meclis'ten geri çektiğini aktararak, "Çünkü bir kısım eksiklikler olduğunu hissettim. Özellikle toplumdaki beklentiler, talepler önemli. Özellikle vatandaşlarımızda adalete güven eksikliği var. Biz bunun araştırmasını da yapıyoruz. 'Adalete güven neden eksik' deyince ilk şu ortaya çıkıyor. Yargılamanın uzun süre sürmesi; yani vatandaşlarımızın bu konuda bir memnuniyetsizliği var. Bunun temeline indik. Yargılamalar neden uzuyor? Ben uygulamadan geliyorum bu konuda bilgi sahibiyim. Bilgi sahibi olduğum için hemen icraata geçmek istiyorum. Şu an bizim 2025 yılında 12,5 milyon dosyamız var. Bu dosya sayısı çok fazla. Öncelikli olarak her dosyanın, her uyuşmazlığın yargının önüne gitmemesi için bizim gerekli adımları atmamız gerekiyor. Uzlaştırma müessesi genişletildi, arabuluculuk müessesi genişletildi; ama vatandaşımız mutlaka hakim savcının yüzünü görmek istiyor, bir adliyeye gelmek istiyor. Yeni düzenleyeceğimiz pakette de tekrardan uzlaşma ve arabuluculuk kapsamını genişletmek istiyoruz" dedi.
ÇEKİŞMELİ BOŞANMA DAVALARINDA ARA BULUCULUK
Gürlek, özellikle boşanma davalarının çok uzun sürdüğüne dikkat çekerek, "8 yıl, 10 yıl bu davalar sürüyor. Bu süreçte vatandaşlarımız nafaka ödüyor. Kendine yeni bir hayat kuramıyor. Bu konuda 12'nci yargı paketinde özellikle çekişmeli boşanma davalarında eğer taraflar aralarında 'evet biz boşanma konusunda anlaşıyoruz' dedikleri an hakim bir tutanak tutup, bunu ara buluculuğa gönderecek. Eğer boşanmayı kabul ediyorsa ara buluculuk tutanağı düzenleyip, bunu kesinleştirip nüfusa gönderdiği an boşanma hükümleri kesinleşecek. Nafaka, maddi manevi tazminat ya da velayet hükümleri devam edecek. Ama en azından boşanma yönünden dosyanın bir an önce kesinleşmesi kişinin hayatını idame ettirmesi için ya da geleceğine yön vermesi için önemli bir süreç. Bunu inşallah 12'nci yargı paketinde çekişmeli boşanma davalarında arabuluculuk hükümlerinin uygulanması olarak getirmek istiyoruz" açıklamasında bulundu.
'HEDEF SÜREYE RİAYET EDİLMESİNİ DENETLEYECEĞİZ'
Bakan Gürlek, kira tespit davasının 9 aylık sürede bitirilmesi gerektiğini söyleyerek, "Bu yargıda hedef süre. Yani hakim, savcı UYAP'tan dosyaya girdiği zaman kira tespit davasının 9 ayda bitirileceğini biliyor. Ama bu süreye riayet edilmiyor. Bu 9 aylık süre bir bakıyoruz 4 yıl olmuş, 5 yıl olmuş. Şimdi burada biz artık bu süreye riayet edilmesini denetleyeceğiz. Eğer iş yoğunluğu fazlaysa biz bunu otomatik olarak HSK'dan gördüğümüz için hemen oraya yeni bir mahkeme açacağız. Personel sayısı azsa katip takviyesi yapacağız. Hakim beyin ya da hakime hanımın şahsından kaynaklanan bir sorunu olabilir. Hakimler ve savcıların tabi olduğu disiplin hükümleri var. Yer değiştirme, terfi, atama bunlarla ilgili süreci başlatacağız. 'Sonuçta sen 9 ayda bitmesi gereken bir davayı 4 yılda bitirememişsin. Yani kusura bakma sonuçlarına katlanacaksın.' Bunu söyleyeceğiz, bunu sert işleteceğiz. Ben bu sürecin faydalı olacağını düşünüyorum" dedi.
'HAKİM ARKADAŞLARIMIZI BİRAZ ZORLAYACAĞIZ'
Bakan Gürlek, yargılamanın hızlanması konusunda çalışmaları olduğunu ve bunu 12'nci yargı paketine koyacaklarını söyleyerek, "Atlamalı temyiz müessesesi var. Yani bir dosya hem istinafa hem Yargıtay'a gitmeyecek. Bunu da 12'nci pakete yargının hızlanması için getirmeyi düşünüyoruz. Hakim arkadaşlarımızı biraz zorlayacağız. Atama terfide belirli bir karar ve o kararın Yargıtay'dan onanmasını artık mutlak kriter olarak arayacağız. Yani hakim belirli bir iş vizesi tutturması gerekecek terfi etmesi için. Vermiş olduğu kararın da doğruluğunun olması gerekecek. Yani o karar Yargıtay'dan onanacak. Bu da bizim artık olmazsa olmazımız. Anlık olarak sahadan bilgi alacağız. Mesela İstanbul'da iş davaları ile ilgili çok fazla şikayet var. Hemen biz iş mahkemesi kuracağız. İzmir'de kira tespit davalarıyla ilgili çok fazla şikayet var. Hemen yeni bir kira mahkemesi kuracağız. Anlık olarak yani ihtiyaca cevap vermeye çalışacağız" diye konuştu.
'ÇOCUKLARI İZLEMEMİZ GEREKİYOR'
Bakan Gürlek, İstanbul'da 44 yaşındaki öğretmenin öğrencisi tarafından öldürüldüğünü hatırlatarak, "Özellikle çocukların işlediği bu tür olaylar, eylemler arttı. Burada ailenin sosyal yapısı, eğitim düzeyi, bunların hepsinin incelenmesi gerekiyor. Bir çocuk neden şiddete meyleder, neden şiddete bulaşır? Bizim yargı olarak görevimiz suç işlendiği andan itibaren başlıyor. Aile Bakanımız, Milli Eğitim Bakanımız onlarla bir geniş platform kurup, özellikle çocukların aile yapısından itibaren, sosyal yaşamından itibaren, eğitim yaşamından itibaren suça iten nedenlerin öncelikli olarak bir masaya yatırılması gerekiyor. Neden çocuk, suç örgütlerinin kucağına gidiyor? Neden çocuk şiddete meylediyor? Bakın bu 17 yaşındaki öğrenci de daha önceden bir psikolojik sorunu var. Okulla ilgili bir uzaklaştırma cezası almış. Yani bu çocuğun bir eylem yapacağı aslında belli. Bunları bizim gözlemlememiz gerekiyor, süreç göstermemiz gerekiyor. Çok geniş katmanlı bir şekilde bunların sebeplerini araştıracağız" dedi.
'GEREKLİ ADIMLARI ATACAĞIZ'
Bakan Gürlek, çocuk suçlularla ilgili cezaları yetersiz bulduğunu söyleyerek, "Maalesef kanunumuzda şöyle bir düzenleme var; 12-15 yaş aralığı ve 15 yaş ve 18 yaş aralığı hakkında ayrı ayrı çocuklara özel indirimler yapılmış. Bir de biliyorsunuz çocukların almış olduğu cezaların infazında özel bir ayrıcalık var. Çocukların cezaevinde kalmış olduğu 1 gün, 2 gün sayılıyor. Çocuklar diğer mahkumlar gibi ayrı bir cezaevinde kalmıyor. 'Çocuk evi' dediğimiz şekilde biraz daha şartları uygun cezaevinde kalıyor. Bu konuda gerekli adımları atacağız. Özellikle çocukların, adam öldürme ya da diğer suçlarda yetişkinler gibi ağırlaşmış müebbet hapis cezası gerekiyorsa onların almasını sağlayacağız. Bu düzenlemede Meclis'te bir komisyon kuruldu. İnşallah bu düzenlemeyi de hayata geçireceğiz. Tabii çocukların geleceği bize emanet. Onları hem suç işlemeye ilişkin ortamdan uzaklaştırmamız lazım, hem de daha sonra da suç işledikten sonra da rehabilite etmemiz gerekiyor. Yani onları tekrardan topluma kazandırılması gerekiyor" dedi.
'CEZALARI DAHA DA ARTIRACAĞIZ'
Gürlek, çocukların suç örgütleri tarafından kullanıldığına işaret ederek, "Hatta çocukları ailelerinden kiralıyorlar. Biz bunu tespit etmiştik. Adana'dan, Antep'ten çocukları ailelerinden kiralıyorlar, İstanbul'a getiriyorlar. Daha sonra sırtını sıvazlıyorlar, suçta kullanıyorlar. Neden? Çünkü çocukların alacağı cezalar belli. Çocuğun cezaevinde yatacağı süre belli. O çocuk dışarı çıktıktan sonra da tekrar örgütten kurtulamıyor. Daha farklı eylemlere girişiyor. Biz 11'inci yargı paketinde bununla ilgili düzenlemeler yaptık. Özellikle suç örgütlerinin, örgüt yöneticilerinin, örgüt üyelerinin, çocukları suçlarda kullanması durumunda verilecek cezaları arttırdık. 12'nci yargı paketinde bu cezaları tekrar arttırmayı düşünüyoruz. Çünkü çocuklar bize emanet. Geleceğini korumakla yükümlüyüz. Yani devlet sadece suç işlemeyi önlemez. Aynı zamanda kişiye sosyal anlamda bir gelecekte vaat eder. Biz de çocuklarımızın geleceği için bu önlemleri almamız gerekiyor. Çocuklarla ilgili de bu şekilde düzenleme yapmak istiyoruz" ifadelerini kullandı.
'ÖN ÖDEME DÜZENLEMESİ DEĞERLENDİRİLEBİLİR'
Bakan Gürlek, soruları da cevapladı. Gürlek, hakaret suçunun ön ödeme kapsamına alınmasına ilişkin soru üzerine, "O, 11'inci yargı paketinde kabul edildi ön ödemeyle ilgili hakaret. Faydası oldu, olumsuz yönleri oldu. Tekrardan değerlendirebilir" dedi.
'CEZAEVİNDE AMATEM SÜRECİ İÇİN DÜZENLEME DÜŞÜNÜYORUZ'
Gürlek, suça sürüklenen çocuklarla ilgili soru üzerine, "12'nci yargı paketinde çocukların ıslahıyla ilgili düşüncelerimiz var. Çocuk henüz cezaevinden çıkmadan topluma kazandırılmasına ilişkin düşüncelerimiz var. Aynı şekilde uyuşturucuyla mücadele kapsamında da. Uyuşturucu biliyorsunuz tahliye oluyor. Tekrardan uyuşturucu bataklığına nasıl sürükleniyor? Bizim uyuşturucuyla ilgili şöyle bir düşüncemiz var; tahliye olmadan 6 ay öncesinde cezaevindeyken AMATEM sürecinin başlatılmasını düşünüyoruz. Genelde biliyorsunuz dışarı çıktıktan sonra AMATEM süreci başlıyor ama tabii gitmiyor. O zaman tekrar uyuşturucu arayışına başlıyor. Biz bu şahsın tahliyesine 6 ay kala cezaevindeyken, cezaevi içerisinde AMATEM sürecine başlamasına ilişkin bir düzenleme yapmayı düşünüyoruz" diye konuştu.
'YOUTUBERLAR İLE İLGİLİ ÇALIŞMAMIZ VAR'
Bakan Gürlek, sosyal medya kullanımına ilişkin soru üzerine, "Aile Bakanlığımız kanun teklifi olarak sundu. Onlar 16 yaşını tamamlamamış kişiler için sosyal medyayla ilgili. Biz şu an henüz çalışıyoruz. 12'nci pakete de inşallah koymayı düşünüyoruz. Bizde de aynı şekilde 16 yaş ve üzerindeki kişilerin sosyal medyaya girmesi işte bu konuda doğrulama kodu, cep telefonundan gelen onay koduyla girmesi konusunda çalışmalarımız var. Aynı zamanda bu kapsamdaki çalışmalarda da çocukları şiddete, cinsiyetsizliğe ya da sapkın akımlara sevk eden sosyal medya hesapları; Youtuberlar, Influencer vs. onlarla ilgili de çalışmalarımız var. Onlarla ilgili ceza kanununda şu an bir boşluk var. O boşluğu da inşallah 12'nci yargı paketinde doldurmaya düşünüyoruz" dedi.
'UMUT HAKKI MECLİSİMİZİN TAKDİRİ'
Gürlek, İmralı'nın statüsü ile ilgili tartışmalara ilişkin, "Orada Yüce Meclisimiz ne tür düzenleme yapacak bilmiyoruz. Statü sorunu ile ilgili ben de basından takip ediyorum. Artık o Meclis'in takdiri. Biz sadece şu an heyetlerin İmralı'ya gitmesine izin veriyoruz" dedi.
Bakan Gürlek, umut hakkı ile ilgili de "Bizde terör suçlarında şartlı salıverme hükümleri yok. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası almışsa ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası olarak infazı yapılıyor. Terör suçları dışında cezaların infazı farklı. 30 yıl olabiliyor, 36 yıl olabiliyor. O konuda Meclisimizin takdiri eğer ceza güvenlik tedbirlerinin infazı hakkında kanunda bir değişiklik yaparsa elbette farklı olur. Ama şu anki uygulamada terör suçlarında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan aynen infaz ediyor. Herhangi bir erken sürede dışarı çıkmıyor. O Meclisimizin takdiri" dedi.
Bakan Gürlek, yargının hızlandırılması konusunda 12'nci pakette somut düzenlemeler olacağını söyleyerek, "Atlamalı Temyiz, Yargının Etkinliği Bürosu, hakimlerin terfisi, belirli kriterlerin getirilmesi, belirli kararı onanmayan Yargıtay'dan geçmeyen hakimlerin terfi edememesi. Ceza ödül sistemi. Bunlar elbette hızlanma için yapacağımız adımlar. Daha şu an henüz kanun çalışmamız bitmedi. Özellikle arkadaşlarımız da hep birlikte toplumdan gelen taleplere de bakıyoruz. Bunlar mutlaka yapılacak" dedi.
'NÜFUS TİCARETİNE MÜSAADE ETMEYECEĞİZ'
Gürlek, yargıda nüfus ticareti ve otonom yapılara da müsaade etmeyeceklerini söyleyerek, "Ben İstanbul'da çalışırken de bunlara müsaade etmedim. Ama bunların somut olarak delillenmesi gerekiyor, belgelenmesi gerekiyor. Vatandaşlarımız bunlar varsa, biri nüfus ticareti yapıyorsa, birinin ismini kullanıyorsa ya da birinin hatrı gönlüyle bir savcının iş yaptığını, bir hakimin karar verdiğini iddia ediyorsa mutlaka yargıya başvursun. Sonuna kadar bu sürecin takipçisi oluruz. Hakimler, savcılar hakkında da biliyorsunuz şikayet bürosu var. Herkes rahat bir şekilde şikayet edebiliyor. O konuda ben çok hassasım. HSK üyelerimizin de çok hassas olduğunu düşünüyorum. En ufak bir hakimliğe gölge düşürecek bir şey olduğu zaman kesinlikle müfettiş incelemesi için izin veriyoruz ve sonuna kadar da gidiyoruz. Hakimlik mesleği kesinlikle gölge düşürülemeyecek bir meslektir. Hakimlik, hem tarafsızlık konusunda gölge düşmemesi gerekiyor, hem de hakimin baktığı dosyada şahsi siyasi görüşünü belirtmeyecek şekilde gölge düşmemesi gerekiyor. Bu konuda çok hassasız" dedi.
'HAKİM SAVCILARIN SOSYAL MEDYA KULLANIMINA KARŞIYIZ'
Gürlek, yargı mensuplarının sanal medya kullanımına ilişkin de "Sosyal medyada son zamanlarında bazı hakim savcı arkadaşlarımız fotoğraflar veriyorlar operasyonlarıyla ilgili, polislerle fotoğraf çekiyorlar. Bunlar yapılıyor, açıklamalar yapılıyor. Bunlar yanlış. Bu süreçle de ilgili takip ediyoruz. Hakim savcıların sosyal medya kullanmasına karşıyız. Hakim savcı dosyasıyla, kararıyla konuşur. Yani bunların sosyal medyada boy göstermesi, açıklama yapması ya da işte 'şu operasyonu yaptık', bununla fotoğraf vermesi, bunlar yanlış şeyler" dedi.
'ŞAHISLARIN İSİMLERİNİ KAPATIP DOSYAYA BAKTIK'
Bakan Gürlek, İBB davası ile ilgili soru üzerine de "Bir Cumhuriyet savcısının şahıslarla ilgisi yok. Cumhuriyet savcısı şuna bakar; ortada bir suç var mı yok mu? Burada şahısların makamları, mevkileri, yaptıkları görevler ilgilendirmez. Burada o şahsın belediye başkanı olması, sanatçı olması ya da zengin fakir olması Cumhuriyet savcısının görevi değildir. Ben o soruşturmayı yaparken bu şekilde baktım. O şahsın belediye başkanı olması bizim için önemli değil. Biz suç var mı yok mu buna bakarız. O bakımdan o şahsın şahsım hakkındaki açıklamalarını ben önemsemiyorum. Ben sadece Cumhuriyet savcısı olarak görevimi yaptım. Vicdanen de rahatım. Sonuçta biliyorsunuz bir yargılama aşaması başlıyor. Mutlaka her karar denetlenebilir. Benim vermiş olduğum kararların hepsi Yargıtay'dan geçti. Hukuk sistemi aslında birbirini tamamlıyor. Bir savcı yanlış karar verirse itirazdan zaten üst mahkeme kaldırır. Mahkeme yanlış karar verirse Yargıtay bozar. Biz burada şahıslarla ilgili problem yapmıyoruz. Ortada yolsuzluk ve dolandırıcılık ya da büyük bir ihaleye fesat karıştırma soruşması vardı. Biz şahısların isimlerini kapatıp dosyaya baktık. Arkadaşlarımız da bu yönde bir iddianame düzenledi. Burada şahsın belediye başkanı olması ya da isminin Ekrem olması, Veli olması bizi ilgilendirmiyor. Cumhuriyet savcısı kuvvetli suç şüphesi varsa tutuklamaya sevk eder. Makul şüphe varsa soruşturmaya başlar. Daha sonradan da delillerin tamamlanma aşaması olur. İddianamedeki delillerin çoğu somut deliller. MASAK raporları, tanık beyanları, etkin pişmanlık beyanları, para hareketleri, HTS baz istasyon kayıtları. Soruşma bu şekilde ilerledi. Şahıslarla ilgili bir çekincemiz yok. Savcı olarak o tarihte görevimizi yaptık" ifadelerini kullandı.
'O TİP DAVALARDA MAKUL SÜRE YOK'
İBB davasında makul süre ilgili soru üzerine Bakan Gürlek, "Yargılama 9 Mart'ta başlayacak. 40 Ağır Ceza Mahkemesi. Yani yargılama mahkemenin kontrolünde. Ben onu bilmiyorum ne zaman bitirir; ama o tip davalarda makul süre yok. 406 sanık var bildiğim kadarıyla. Tabi bu mahkemeye sadece tek bir heyet bakacak. Yani bu heyetin başka bir dosyası yok. Alanında uzman, vakıf arkadaşlardan oluşuyor. Bir Cumhuriyet Savcısı görevlendiriliyor, savcılar da duruşma heyetinde. Ne kadar sürede tamamlanır bunu ben bilmiyorum. Ama savunmalar alınıyor biliyorsunuz. Daha sonra tanıklar dinleniyor. Delilerin tartışılması aşaması oluyor. Bu tamamen mahkemenin, heyetin, heyet başkanının kendi kontrolünde yürüteceği bir yöntem" diye konuştu.