Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Ev Sahibi Türkiye İzmir Kura Çekiliş Töreni"nde konuştu Açıklaması

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "İzmir'deki yapı stoku çok iyi gözükmüyor.
Loomix Editör
06 Mart 2026, Cuma 17:40
5 görüntülenme
5 dakika okuma
Haberler
Haberler
Güncelleme:

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "İzmir'deki yapı stoku çok iyi gözükmüyor.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, " İzmir'deki yapı stoku çok iyi gözükmüyor. Resmi veriler şehirdeki yapıların yaklaşık yüzde 60'ının 2001 deprem yönetmeliği öncesinde yapılmış olduğunu gösteriyor. Çok yüksek bir rakam ve aslında risk durumumuzu çok açık ortaya koyuyor. Bu tablo güvenli konut üretimi ve kentsel dönüşüm çalışmalarının ne kadar hayati olduğunu ortaya koyuyor." dedi.

Yılmaz, Bornova Kültür ve Sanat Merkezi'nde gerçekleştirilen "Ev Sahibi Türkiye İzmir Kura Çekiliş Töreni"nde, tüm vatandaşların ramazan ayını kutladı.

Kurada isimleri çıkmayanların üzülmemesini isteyen Yılmaz, bunun kampanyanın başlangıcı olduğunu, etap etap tüm toplumu ev sahibi yapana kadar çabalarının süreceğini ifade etti.

Genel istatistiklere göre 100 kişiden 27'sinin kirada oturduğunu aktaran Yılmaz, kiracıların ev sahibi haline gelmesi, yaşam standartlarını yükseltmek için çalışmaya devam edeceklerini vurguladı.

Türkiye'nin afetler ülkesi olduğunu ifade eden Yılmaz, şöyle konuştu:

"3 kıtanın ortasındayız. Bu hem büyük bir nimet tabii, eşsiz bir konum ama aynı zamanda bu üç kıtanın da ağırlığını taşıyan bir coğrafya olarak afetlere bizi daha müsait hale getiriyor. Depremi kastediyorum özellikle. Dolayısıyla bu gerçeği bilerek yaşamamız, hareket etmemiz gerekiyor. Burada da bizim esas aldığımız ölçü şudur; afetler yaşanmadan önce afet risklerini belirleyip bu riskleri azaltmak. Koruyucu hekimlik gibi düşünebilirsiniz. Hastalanmadan sağlığımızı korumak gibi afetlerde de temel anlayışımız budur. İzmir ve Ege Bölgesi'nin de yoğun fay hatlarının olduğu bir coğrafyada bulunduğunun farkındayız. Dolayısıyla amacımız buralarda riskleri azaltmak, vatandaşlarımızın daha güvenli, sağlıklı koşullarda yaşamalarını sağlamak. Maalesef İzmir'deki yapı stoku çok iyi gözükmüyor. Resmi veriler şehirdeki yapıların yaklaşık yüzde 60'ının 2001 deprem yönetmeliği öncesinde yapılmış olduğunu gösteriyor. Çok yüksek bir rakam ve aslında risk durumumuzu çok açık ortaya koyuyor. Bu tablo güvenli konut üretimi ve kentsel dönüşüm çalışmalarının ne kadar hayati olduğunu ortaya koyuyor."

Yılmaz, kentsel dönüşüm değerli olduğunu, bunun bir tercih değil, hayat kurtaran bir zorunluluk olduğunu ifade etti.

Kentsel dönüşümü engellemeye çalışmanın insanın hayatıyla oynamak anlamına geldiğini aktaran Yılmaz, "Büyük bir vebal demek. Bunu da hiç kimsenin yapmaması gerekiyor. Biz kentsel dönüşüme her zaman büyük bir önem verdik. Bu dönem bu hükümet döneminde de bu konuda yeni kanunlar çıkardık." diye konuştu.

2020'deki İzmir depreminin ardından tüm kurumların ilk anından itibaren harekete geçtiğini anımsatan Yılmaz, TOKİ eliyle bu kentte 5 bin 61 konutun kısa süre içinde tamamlanarak hak sahiplerine teslim edildiğini kaydetti.

Kahramanmaraş merkezli depremin 11 ilde 14 milyon nüfusun olduğu ülke büyüklüğündeki bir coğrafyayı etkilediğini belirten Yılmaz, "İnsanlar o tarihte, 'bırakın yeniden binaları, yolların inşası, hastanelerin, okulların inşasını, bu enkaz kaç yılda kalkar acaba' diye soruyordu insanlar. Bu kadar büyük bir depremden bahsediyoruz ama çok şükür geçtiğimiz 3 yıl içinde enkazlar kaldırıldı. Hukuki birçok ihtilaflar çözüldü. Alanlar belirlendi, projeler, ihaleler yapıldı, inşaatlar başlatıldı ve 455 bin yapı, hak sahiplerine teslim edildi. Dünyada bunun başka bir örneği var mı ben bilmiyorum. Şehirlerimizi çok daha dirençli bir şekilde geleceğe hazırlamış olduk. Burada da 90 milyar doların üzerinde bir kaynağı kullandık. Ekstra bir harcama. Bu yükü en gelişmiş dediğimiz ülkeler bile kolay kolay kaldıramaz." diye konuştu.

"Maalesef İzmir biraz geri kalmış"

Yılmaz, vatandaş için enflasyonun en önemli sorun olduğunu, kendilerinin de birinci önceliklerinin enflasyonu aşağıya çekmek olduğunu aktardı.

Sosyal konutun sayısını arttırarak insanların hem daha ucuza ev sahibi olmasını hem de kiraların düşmesini istediklerini dile getiren Yılmaz, şöyle devam etti:

"500 bin sosyal konutu başlattık, burada yeni bir anlayışla hareket ettik. Bu projeyi uzun zaman çalıştık ve iyi bir hazırlık yaptık. Artık 2 artı 1 diyoruz. Niye böyle planladık? Sosyoloji, demografi değişti. Şu anda Türkiye'de ortalama hane sayısı 3 kişi. Hanelerin yüzde 20'sinde tek kişi yaşıyor. Böyle bir yeni sosyolojimiz, demografimiz var. Dolayısıyla buna uygun ölçekte bir planlama yaptık. Ayrıca israf ekonomisi değil, tasarruf ekonomisi diyoruz. Kullanılmayan yapılar oluşturmak yerine daha etkili kullanılabilir yapılar inşa ettik. İç yapısını da çok iyi planladık. Rastgele değil uzun bir süre fonksiyonel iç yapısı güzel bir sosyal konut projesi geliştirdik. Enerjiyi verimli kullanan, depremlere dayanıklı bir yapı arz eden sosyal donatılarıyla birlikte mahalle, şehir kültürümüze de katkıda bulunacak bir anlayışla bu projemizi geliştirdik. Şu anda TOKİ ve bakanlığımız da bu önemli projeyi hayata geçiriyor."

Bugüne kadar TOKİ'nin 1 milyon 757 bin konut inşa ettiğini anlatan Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bu bazı ülkelerdeki konut stoku kadar büyük bir dönüşüm ama maalesef İzmir biraz geri kalmış. Bakın bu rakamlardan görüyoruz. Niye geri kalmış? Nasıl geri kalmış? En iyi İzmirliler bilir. Fazla yorum yapmak istemiyorum. En iyi İzmirliler bilir ama bu doğru bir şey değil. İzmir'in şu anki hali Allah korusun. Yarın sabah ne olacağını hiçbirimiz bilemeyiz. Bu işler böyle şakaya gelecek, lafla geçiştirecek işler değil. Ciddiye alınması gereken ve ciddi politikalar üretilmesi gereken alanlardır. Limanıyla, diğer dokularıyla, tarımıyla, turizmiyle birçok potansiyel barındıran bir ilimiz ve biz istiyoruz ki tarih boyunca nasıl güçlü olduysa bu il, tarihte nasıl önemli bir konuma sahipse Türkiye Yüzyılı'nın da lider şehirlerinden, lider illerinden biri İzmir olmalıdır."

İzmir'i ihmal etmedik,175 milyar lirayı aşan yatırımı hayata geçirdik. Bugüne kadar 29 bin 333 konut, 219 köy evi, 122 bağımsız konut, 506 iş yeri, 33 ticari ünite, 28 camiden oluşan eğitim, sağlık donatıları olan birçok yapıyı şehrimizin hizmetine sunduk. Bugün de sosyal konut projemizde kura çekimi yapıyoruz. Genele baktığımızda Türkiye genelinde 8 milyondan fazla başvuru oldu. Bunlardan işte 5 milyondan fazlası geçerli. İzmir'e baktığımızda 221 bin 921 vatandaşımız başvurmuş. Bunlardan geçerli olan 195 binin üzerinde bir sayı var. Onlar arasından bu kura şeffaf bir şekilde kura bazlı bir şekilde çekilmiş olacak. Herkesin artık ne diyelim talihine."

Törende, Vali Süleyman Elban, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Hasan Suver ve TOKİ Başkan Yardımcısı Ömer Caniklioğlu da birer konuşma yaptı.

Konuşmaların ardından İzmir'de inşa edilecek olan 21 bin 20 yeni konutun hak sahipleri kurayla belirlendi.