Hürmüz Boğazı'nda kaç Türk gemisi var? Bakan Uraloğlu rakam verdi
İran'a yönelik ABD ve İsrail'in saldırılarına devam ederken İran'dan Hürmüz Boğazı'na yönelik yeni adımlar gelmeye devam ediyor. İran, Hürmüz'ü ABD ve İsrail bağlantılı tüm gemilere kapattı. Yaşananların ardından Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Hürmüz Boğazı'nda 15 sahipli Türk gemisi bekliyor. Herhangi bir sıkıntıları yok" diye konuştu.
ABD ile İsrail'in başlattığı saldırı sonrası Orta Doğu'da patlak veren savaş 12'nci gününde devam ediyor. İran savaşın ardından Hürmüz Boğazı'nı kapatırken, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu açıklamada bulundu.
TÜRK GEMİLERİ BEKLİYOR
Uraloğlu, bölgede Türk sahipli gemilerin durumunun yakından takip edildiğini belirterek, "Hürmüz Boğazı'nda 15 sahipli Türk gemisi bekliyor. Herhangi bir sıkıntıları yok" ifadelerini kullandı.
Bakanlık kaynakları, bölgede artan gerilime rağmen Türk gemilerinin güvenliğinin takip edildiğini ve ilgili kurumların gelişmeleri anlık olarak izlediğini belirtti.
HÜRMÜZ KRİZİ EN BÜYÜK ARZ ŞOKUNU TETİKLİYOR
Küresel petrol ticaretinin en kritik geçiş noktalarından Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiği, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı ortak saldırıların ve Tahran'ın misillemelerinin ardından durma noktasına geldi. Sigorta şirketleri bölgedeki gemiler için savaş poliçelerini iptal ederken, önde gelen konteyner ve tanker şirketleri Boğaz'dan geçişleri askıya aldı.
İngiltere Deniz Ticaret Örgütü verilerine göre, tarihsel ortalamaya bakıldığında Boğaz'dan günlük 138 ticari gemi geçiş yapıyordu. Ancak İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun özellikle ABD ve İsrail bağlantılı ticari gemilere yönelik saldırılarının ardından, gemi geçişlerinde ciddi düşüş gözlemlendi.
Basra Körfezi'nin çıkışında yer alan Hürmüz Boğazı, Orta Doğu'daki petrol üretimini Umman Denizi ve Hint Okyanusu üzerinden dünya pazarlarına bağlıyor. AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, geçen yıl Boğaz'dan günlük ortalama 15 milyon varil ham petrol ve 5 milyon varil petrol ürünü sevk edildi. Bu da Hürmüz üzerinden geçen toplam hacmin günlük yaklaşık 20 milyon varile ulaştığını gösteriyor.
Boğazdaki petrol akışını aksatan mevcut krizin devam etmesi durumunda küresel petrol talebinin yaklaşık yüzde 20'sini oluşturan arzın fiilen etkileneceği hesaplanıyor. Bu büyüklükte bir kesintinin modern petrol piyasalarında bugüne kadar görülen tüm arz şoklarını geride bırakabileceği değerlendiriliyor.
GEÇMİŞ KRİZİLER RİSKİN BOYUTUNU ORTAYA KOYUYOR
Geçmişte yaşanan başlıca petrol krizleri, mevcut tabloyu daha da çarpıcı kılıyor. 1973'te yaşanan petrol ambargosunda küresel piyasadan günlük yaklaşık 4,3 milyon varil petrol çekildiği ve bu kaybın dönemin günlük talebinin yaklaşık yüzde 7,4'üne tekabül ettiği belirtiliyor.
1978-1979 İran Devrimi sırasında günlük yaklaşık 5,6 milyon varil arz kaybı yaşandığı, bunun da küresel talebin yaklaşık yüzde 8,6'sına karşılık geldiği ifade ediliyor. 1980'deki İran-Irak Savaşı'nın günlük yaklaşık 4,1 milyon varil petrol arz kaybına yol açarak küresel talebin yaklaşık yüzde 6,8'ini etkilediği değerlendiriliyor. 1990'da başlayan Irak-Kuveyt Savaşı'nda ise günlük arz kaybının yaklaşık 4,3 milyon varil olduğu, bunun dönemin küresel talebinin yaklaşık yüzde 6,5'ine denk geldiği aktarılıyor.
Daha geriye gidildiğinde, 1956'daki Süveyş Krizi sırasında günlük yaklaşık 2 milyon varil petrol arzının devre dışı kaldığı ve bunun dönemin küresel talebinin yaklaşık yüzde 11,4'üne karşılık geldiği hesaplanıyor. Ancak mutlak hacim açısından, bu kaybın günümüzde Hürmüz Boğazı'nda ortaya çıkabilecek potansiyel kesintinin oldukça gerisinde kaldığı görülüyor.
Geçmiş krizlerle karşılaştırıldığında, Hürmüz Boğazı'nda yaşanan mevcut risk, hem küresel talebe oranı hem de mutlak hacim açısından petrol piyasalarında bugüne kadar görülmüş en büyük arz şokuna işaret ediyor.
