İç savaştan kaçıp yerleştiği kentte sanatçılığa uzanan başarı hikayesi

1975'te Lübnan'dan kaçarak Adana'ya yerleşen Ömer Erdoğan, geleneksel Türk-İslam motiflerini kullanarak ahşap oymacılığında önemli bir başarı elde etti. Amacı, bu sanatı gelecek nesillere aktararak çıraklar yetiştirmek.
Loomix Editör
08 Mart 2026, Pazar 11:00
4 görüntülenme
3 dakika okuma
Haberler
Haberler
Güncelleme:

1975'te Lübnan'dan kaçarak Adana'ya yerleşen Ömer Erdoğan, geleneksel Türk-İslam motiflerini kullanarak ahşap oymacılığında önemli bir başarı elde etti. Amacı, bu sanatı gelecek nesillere aktararak çıraklar yetiştirmek.

LÜBNAN'daki iç savaştan kaçarak 1975 yılında ailece Adana'ya yerleşen Ömer Erdoğan (56), küçük yaşlarda mobilya atölyelerinde başladığı hobisiyle yıllar içerisinde bakanlık onaylı ahşap oyma sanatçılığına uzanan bir başarı hikayesi yazdı. Erdoğan, "Geleneksel Türk-İslam motiflerini kullanarak ahşap oyma ve Adana'nın tarihi dokularını yansıttığım minyatür eserler üretiyorum. Hedefim geleneksel sanatlarımızı unutturmamak ve çıraklar yetiştirmek. Gençlerle bu hedefte çalışmalarımı sürdürüyorum" dedi.

Babasının kerestecilik işi dolayısıyla gittikleri Lübnan'daki iç savaştan kaçarak 1975 yılında 5 yaşındayken ailesiyle birlikte kente gelen Ömer Erdoğan, Türkçe öğrenmek için burada yaşadığı mahalledeki bir marangoz atölyesinde çırak olarak işe başladı. Burada küçük yaşına rağmen ahşap oymacılığı üzerine minyatür çalışmalar çıkarmaya başladı. Erdoğan, daha sonra kalfalık ve ustalık dönemlerinin ardından kendi atölyesini açtı. Ancak hobisi giderek asıl işinin ötesine geçti. Kentin tarihi Büyüksaat Kulesi'nin hemen yanında bulunan bir handa geleneksel el sanatlarını yaşatacağı yeni bir atölye kuran Erdoğan, hem hayalini gerçekleştirdi hem de kentin tanıtımına katkı koyan eserler üretmeye başladı.

Hobisi artık mesleği haline gelen ve Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan 2013 yılında ahşap işçiliği sanatçısı ünvanını da alan Erdoğan, uzun yıllardır atölyesinde kentin tarihi dokularının minyatürlerini üretirken, geleneksel Türk-İslam motiflerini kullanarak ahşap oymacılığından eserler üretiyor. Bu sanatı gelecek nesillere de ulaştırmak için büyük çaba sarf ettiğini belirten Ömer Erdoğan, iç savaştan kaçıp sanatçılığa uzanan başarı hikayesini DHA'ya anlattı.

TÜRKÇE ÖĞRENMEK İÇİN MARANGOZ ATÖLYESİNDE ÇIRAKLIĞA BAŞLADI

Ahşap oyma sanatçısı Ömer Erdoğan, "Aslen Mardinliyiz. Ancak babam işi dolayısıyla yaklaşık 20 yıl Lübnan'da yaşamış. Ben 5 yaşlarındayken Lübnan'da çıkan iç savaşın ardından, Türkiye'ye dönüp Adana'ya yerleştik. Burada Türkçe öğrenmek maksadıyla küçük yaşlarda yaşadığım mahalledeki marangoz atölyesinde çıraklığa başladım. Bu dönem hobi olarak ahşaptan küçük kayıklar, yelkenler, el aynası, kahve tepsisi yapıyordum. Kalfalığın ardından usta oldum ve ilerleyen yıllarda kendi atölyemi açtım. Ancak 2007'de bu atölyem yandı ve her şeyimi kaybettim" dedi.

'HEDEFİM GELECEK NESİLLERE GELENEKSEL SANATLARIMIZI AKTARMAK'

Yaşanan olumsuzluklara rağmen hobisini mesleğe çevirerek yeniden bir atölye kurarak hayalini gerçekleştiren Ömer Erdoğan, bu kez geleneksel ahşap oyma ürünler üretmeye başladığını belirterek, şöyle devam etti:

"Adana'nın turizm dokusunun her noktaya yansıdığı bir yerde iki katlı bir atölye açtım. Üst katta ürettiğimi aşağı katta sergiliyorum. Geleneksel Türk-İslam motiflerini kullanarak ahşap oyma ve Adana'nın tarihi dokularını yansıttığım minyatür hediyelik eşyalar üretiyorum. Bunları Adana'ya gelen yerli ve yabancı ziyaretçilere sunuyorum. Taş Köprü, Büyüksaat Kulesi, Varda Köprüsü, Ulu Cami gibi boy boy çalışmalar yaptım. Mesela 3 metrelik bir Taşköprü, 2,5 metrelik Büyük Saat Kulesi yaptım. Aslına uygun ve ışıklandırma sistemi de eklediğim bu eserler Adana'nın festivallerinde, etkinliklerinde, tanıtımlarında da vitrine çıkıyor. Benim hedefim geleneksel sanatlarımızı unutturmamak ve çıraklar yetiştirmek. Gençlerle bu hedefte çalışmalarımı sürdürüyorum."