Iğdır Barosu Kadın Hakları Komisyonu'ndan 8 Mart Açıklaması

Iğdır Barosu Kadın Hakları Komisyonu, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla kadınların eşitlik, özgürlük ve insan onuruna yakışır bir yaşam mücadelesinin önemine dikkat çekti. Açıklamada, savaşların sivil hayat üzerindeki olumsuz etkileri ve Türkiye'deki kadın cinayetleri sorunu da ele alındı.
Loomix Editör
06 Mart 2026, Cuma 17:45
5 görüntülenme
2 dakika okuma
Haberler
Haberler
Güncelleme:

Iğdır Barosu Kadın Hakları Komisyonu, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla kadınların eşitlik, özgürlük ve insan onuruna yakışır bir yaşam mücadelesinin önemine dikkat çekti. Açıklamada, savaşların sivil hayat üzerindeki olumsuz etkileri ve Türkiye'deki kadın cinayetleri sorunu da ele alındı.

(IĞDIR) - Haber: Serdar ÜNSAL

Iğdır Barosu Kadın Hakları Komisyonu üyeleri, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla açıklama yaptı. Açıklamada, kadınların eşitlik, özgürlük ve insan onuruna yakışır bir yaşam için verdikleri mücadelenin önemine dikkat çekildi.

Iğdır Barosu Kadın Hakları Komisyonu üyeleri adına basın açıklamasını okuyan avukat Büşra İleri, 8 Mart'ın kadınların hak mücadelesinin simgesi olduğunu belirterek, dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan savaşlar ve çatışmaların en ağır bedelini sivillerin, özellikle kadınlar ve çocukların ödediğini ifade etti.

Açıklamada, 2026 yılı içerisinde İran'da yaşanan askeri saldırılar ve çatışmalar sonucu çok sayıda sivilin hayatını kaybettiği, bu kayıplar arasında kadınlar ve çocukların da bulunduğu belirtilerek sivillerin hedef alınmasının uluslararası hukuka aykırı olduğu vurgulandı. Kadın ve çocuklara yönelik saldırıların Cenevre Konvansiyonları kapsamında savaş suçu olarak kabul edildiği ifade edildi.

Kadınların çatışma ortamlarında yalnızca yaşamlarını kaybetme riskiyle değil, aynı zamanda yerinden edilme, yoksulluk, sağlık hizmetlerine erişememe ve çeşitli hak ihlalleriyle karşı karşıya kaldıkları belirtilen açıklamada, kadın ve çocukların korunmasının hem uluslararası hukuk hem de insani sorumluluk açısından zorunlu olduğu dile getirildi.

Açıklamada, ayrıca Türkiye'de kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerinin ciddi bir toplumsal sorun olmaya devam ettiği ifade edilerek, kadın örgütlerinin raporlarına göre 2025 yılında Türkiye'de en az 297 kadının erkekler tarafından öldürüldüğü, 94 kadının ölümünün ise şüpheli olarak kayıtlara geçtiği belirtildi. Açıklamada, kadın cinayetlerinin büyük bölümünün kadınların en yakınındaki erkekler tarafından işlenmesinin, sorunun toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve cezasızlık algısıyla bağlantılı olduğunu ortaya koyduğu vurgulandı.

Kadına yönelik şiddetin önlenmesi için etkili politikaların uygulanması gerektiği vurgulanan açıklamada, koruma tedbirlerinin hızlı ve etkin şekilde uygulanması, barınma ve sosyal destek hizmetlerinin yaygınlaştırılması, hukuki mekanizmaların güçlendirilmesi ve toplumsal farkındalığın artırılması çağrısında bulunuldu.

Açıklamada, İran'da yaşanan saldırılarda hayatını kaybeden kadınlar ve çocuklar anılarak, Türkiye'de ve dünyanın her yerinde kadınların yaşam hakkını hedef alan şiddet, savaş ve insan hakları ihlallerine karşı mücadeleye devam edileceği ifade edildi.