Mustafa Destici: Ne Kıbrıs'ı Sahipsiz Bırakırız; Ne Balkanlar'ı, Ne Kafkaslar'ı, Ne de Orta Doğu'yu

Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, "Ne Kıbrıs'ı sahipsiz bırakırız; ne Balkanlar'ı, ne Kafkaslar'ı, ne de Orta Doğu'yu... Türkiye elinin eriştiği, gücünün yettiği her yerde var olmaktadır ve bundan sonra da daha güçlü bir şekilde var olacaktır." dedi.
Loomix Editör
10 Mart 2026, Salı 00:35
8 görüntülenme
4 dakika okuma
Haberler
Haberler
Güncelleme:

Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, "Ne Kıbrıs'ı sahipsiz bırakırız; ne Balkanlar'ı, ne Kafkaslar'ı, ne de Orta Doğu'yu... Türkiye elinin eriştiği, gücünün yettiği her yerde var olmaktadır ve bundan sonra da daha güçlü bir şekilde var olacaktır." dedi.

(ÜSKÜP) - Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, "Ne Kıbrıs'ı sahipsiz bırakırız; ne Balkanlar'ı, ne Kafkaslar'ı, ne de Orta Doğu'yu... Türkiye elinin eriştiği, gücünün yettiği her yerde var olmaktadır ve bundan sonra da daha güçlü bir şekilde var olacaktır." dedi.

Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, Kuzey Makedonya'da düzenlenen iftar programına katıldı. Burada konuşan Destici, şunları söyledi:

"Türkiye Cumhuriyeti Devleti tıpkı Ukrayna-Rusya Savaşı'nda olduğu gibi burada da ağırbaşlılığını ya da soğukkanlılığını korumaktadır. Tıpkı Rusya-Ukrayna Savaşı'nda olduğu gibi bir arabulucu rolü üstlenerek savaşı sona erdirmek ya da zararlarını minimize etme gayreti içerisindedir. ABD ve İsrail'in hem birinci saldırılarında hem bugünlerde gerçekleştirdiği saldırılarda Türkiye Cumhuriyeti Devleti, hükümeti, Cumhurbaşkanı ve Dışişleri aynı tavrını sürdürmektedir. Bu, Türk milletinin tavrıdır. Türk milletinin de hükümetinden beklediği budur. Yalnız, elbette ki Türkiye bu gayreti gösterirken savaşın bölgeye yayılmasını da istememektedir. Bu anlamda İran'ın özellikle ABD ve İsrail saldırılarını durdurmak ve onların üzerinde baskıyı artırmak için komşu ülkelere yönelik, ABD üsleri dışındaki saldırıları da asla kabul etmemiz ya da tasvip etmemiz mümkün değildir."

Bu anlamda Nahçıvan'a düşen İHA'lar ve saldırılar sebebiyle İran'ı da elbette şiddetle kınıyoruz. Kardeş ve can Azerbaycan'ın yanında olduğumuzu bir kere daha haykırıyoruz ve söylüyoruz. Türkiye'ye de, biliyorsunuz Türkiye'ye de iki füze düştü. Biri geçtiğimiz hafta, bir de bugün. Bunlar kasıtlı atılmış olmasa dahi İran'ın bu konuda daha dikkatli olması gerekiyor. Cumhurbaşkanımız ve Dışişleri Bakanımız bu hususla ilgili gerekli açıklamaları yapmışlardır ve tekrarında Türkiye elbette ki adımlarını atacaktır. Özellikle bugünkü bu füze parçalarının Türkiye'ye düşmesinden sonra Kuzey Makedonya Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı'nın, İran'dan ateşlenerek Türk hava sahasına yönelik balistik mühimmatla ilgili Türkiye ile tam bir dayanışma içerisinde olduklarını vurgulaması da bizim açımızdan çok sevindirici olmuştur. Bu sebeple Makedonya hükümetine ve Makedonya halkına da sizlerin huzurunda şükranlarımı sunuyorum.

Kıymetli kardeşlerim, değerli vatandaşlarım, değerli soydaşlarım... Elbette ki bizlerin önceliği Türkiyemizi bugünkünden daha güçlü bir hale getirmektir. Çünkü savaşlar ve özellikle bu pandemi, hastalık dönemi bize şunu göstermiştir ki bazı alanlarda en azından kendi kendinize yetmeye mecbursunuz. Bir, gıda. Eğer kendi kendinize yetecek gıdanız yoksa, işte bir pandemi ya da savaş döneminde paranız olsa da bunu size vermiyorlar. Buğday krizinde gördük. İki, ilaç ve aşı. Aynı şey. Paranız olsa da sıranızı bekleyeceksiniz. Herkes önce kendi ülkesinin vatandaşını ya da sonra kendi ilişkilerinin iyi olduğu ülkeyi tercih ediyor. Üçüncüsü enerji. Bakın işte bu savaşın da ortaya çıkardığı en büyük kriz ne? Enerji krizi. Enerji krizi demek sadece doğalgaz alamamak ya da arabaya akaryakıt koyamamak anlamında değil. Enerji iğneden ipliğe tüm fiyatları etkiliyor. Dolayısıyla da ülkelerin ekonomilerine büyük zararlar veriyor.

"Türkiye özellikle son yıllarda savunma sanayisi noktasında çok büyük ve güçlü adımlar attı"

Özellikle ekonomisi kırılgan olan ülkeler bundan daha ziyadesiyle etkileniyor. Dördüncü bir alan var ki en önemlisi, o da savunma sanayisi. Çünkü bu zamanda, bu dünyada güçlü değilseniz haklı olmanızın hiçbir kıymeti harbiyesi yok. İşte Gazze haklıydı, Filistin haklı. Ama ne oldu? Terörist İsrail 100 binden fazla masum çocuk, kadın, yaşlı öldürdü. Soykırıma tabi tuttu. Var mı bir cezası? Güya Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde yargılanıyor. Nerede yargılanıyor? Güçlüysen kimse dokunamıyor. Onun için güçlü olmak zorundayız. Türkiye özellikle son yıllarda savunma sanayisi noktasında çok büyük ve güçlü adımlar attı. Biz de PKK ile mücadele ederken Barış Pınarı Harekatı'nda uçaklarımızın akıllı bombaları bitti, paramızla da alamadık. Obüslerimizin akıllı bombaları bitti, paramızla alamadık. Ama elhamdülillah şu anda o bombaların hepsini kendimiz yapıyoruz. Hepsini... Deniz fırkateynlerinin de bombalarını kendimiz yapıyoruz, savaş gemilerimizin... Bakın, bize 80'lerin sonundan beri uçak satmıyorlar.

Paramızla vermiyorlar, paramızla. Paramızla girdiğimiz ve ortağı olduğumuz projeden bizi çıkarttılar, F-35 projesinden. Ama elhamdülillah şu anda kendi uçaklarımızı artık kendimiz yapıyoruz. Kendi helikopterlerimizi kendimiz yapıyoruz. Bize hiç zaten balistik füze vermiyorlardı. Şimdi balistik füzelerimizi de kendimiz yapıyoruz. Türkiye inşallah önümüzdeki yıllarda savunma sanayisi anlamında da daha güçlü hale gelecek. Elbette ki bu gücünü kardeşleriyle, soydaşlarıyla, dost ve kardeş ülkelerle de azami derecede paylaşacaktır. Tıpkı Azerbaycan'ın Karabağ'ı işgalden kurtarma mücadelesinde olduğu gibi, Türkiye elhamdülillah dünden çok daha güçlüdür ve yarın inşallah daha güçlü olacaktır. Elbette ki biraz önce bahsettiğim gibi, Türk ve İslam coğrafyasının her yeri Türkiye'nin gönül coğrafyasıdır, kardeş coğrafyasıdır. Ama herkesin önceliği vardır. Elbette ki bizim de önceliğimiz Türklerdir ve kardeşlerimizdir, soydaşlarımızdır. Dolayısıyla da ne Kıbrıs'ı sahipsiz bırakırız; ne Balkanlar'ı, ne Kafkaslar'ı, ne de Orta Doğu'yu... Türkiye elinin eriştiği, gücünün yettiği her yerde var olmaktadır ve bundan sonra da daha güçlü bir şekilde var olacaktır."