Özgür Özel: İran'ı kurtarmak ne Trump'a ne de eli kanlı Netanyahu'ya düşmüştür
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "İran konusunda Türkiye'nin çok dikkatli, özenli, sivilleri gözeten, İran'ın toprak bütünlüğüne dikkat eden, İran'daki istikrarsız bir süreci başlatmamak üzere son derece dikkatli bir diplomasiyi takip etmesi gerekmektedir.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "İran konusunda Türkiye'nin çok dikkatli, özenli, sivilleri gözeten, İran'ın toprak bütünlüğüne dikkat eden, İran'daki istikrarsız bir süreci başlatmamak üzere son derece dikkatli bir diplomasiyi takip etmesi gerekmektedir. İran'ı, İran'daki kadınları kurtarmak ne Trump'a ne de eli kanlı Netanyahu'ya düşmüştür. İran'ın kararını İran halkı verecektir" dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 'Millet İradesine Sahip Çıkıyor' mitinginin 93'üncüsünü Burdur'da gerçekleştirdi. Cumhuriyet Meydanı'nda partililere seslenen Özel, tutukluluğu nedeniyle Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden alınan Muhittin Böcek'in 16 Mart'taki duruşmasında hakim karşısında adalet bulmasını ümit ettiğini söyledi. Cumhuriyet Halk Partili olarak mitinglerde, ziyaretlerde, sokaklarda, işçilerle ya da ev hanımlarıyla, vatandaşlarla bir arada olduklarını anlatan Özel, "Siz hiç AK Parti'liyi çarşıda görüyor musunuz? Pazara çıkabiliyorlar mı? Hatır sorabiliyorlar mı? Çünkü artık onlar siyaseti bıraktılar. Kadın kollarına, gençlik kollarına, ana kademeye güvenmiyorlar, varsa yoksa yargı kolları, siyasi davalar, iftiralar, hakaretler, tutuklamalar. Bu şekilde bizim iktidarımıza engel olacaklarını sanıyorlar. Bir yanda ağır ithamlar var. Birbirine 'Sen hırsızsın, yolsuzsun, ajansın, sen teröristsin, sen her türlü kötülüğün içindesin' diyorlar. Biri birine bu lafı dediğinde ikisinden biri sokağa çıkamaz. İddialar doğruysa söylenen çıkamaz, yalansa öbürü çıkamaz. Bugün Cumhuriyet Halk Partisi sokaktadır. Milletin içindedir, milletin yüzüne bakmaktadır. Milletin yüzüne bakamayanlar iftiracılardır" diye konuştu.
'BU İDDİANIN NERESİ DOĞRU, NERESİ EĞRİ BİLMEM'
Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın jandarma tarafından adliyeye götürülmesini itibar suikastı olarak değerlendiren Özel, şunları söyledi:
"Amaç, küçük düşürmek, suçluymuş gibi göstermek. Bolu'ya hukukçu, siyasi arkadaşlarımızı yönlendirdik. Bir vakfa para giriyor, para çıkıyor. Çıkan para Boluluların; Bolu'da ya da Türkiye'de okuyan çocuklarına ya da yoksul ailelerin Bolu'ya gelmiş çocuklarına burs veren vakıf. Bu vakfa iş insanları yardım yapmışlar. Sen Bolu Belediye Başkanı olarak iş insanlarına diyorsun ki 'Bu vakfa para yatırın sonra gelin bakalım işlerinizi yapın.' Şimdi bu iddianın neresi doğru, neresi eğri bilmem. Eğer, 'İş adamına iş yapıyorsun şunun yüzde 20'si bizim, 10'u bizim 10'u yukarıların' diyen anlayış var mı? Var. Biz onu çok iyi tanıyoruz ancak bizde belediye başkanı kendine kuruş almamışsa, başka tarafa para istememişse, devletin kontrolünde 'Bir şey verecekseniz vakfa verin, garibanın çocuğuna burs olsun' demişse bunda utanılacak değil, övünülecek şey var."
'TÜRKİYE'NİN SON DERECE DİKKATLİ BİR DİPLOMASİYİ TAKİP ETMESİ GEREKMEKTE'
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırısını değerlendiren Özel, şöyle konuştu:
"İran'da bizim destekleyemeyeceğimiz, yaptığı muamelelerle eleştirdiğimiz, kadın hakları konusunda son derece sorunlu yönetim var. İran'ın kendi geleceğini tayin etmesi, demokratik cumhuriyete evrilmesi, en büyük temennimiz. Oradaki durumdan istifade Trump ile Netanyahu; İran'a füzeler yollamaya, bombardıman yapmaya, sivillerin hayatını kaybedeceği saldırıya girişmeye kalkıştılar. İran konusunda Türkiye'nin çok dikkatli, özenli, sivilleri gözeten, İran'ın toprak bütünlüğüne dikkat eden, İran'daki istikrarsız bir süreci başlatmamak üzere son derece dikkatli bir diplomasiyi takip etmesi gerekmektedir. İran'ı, İran'daki kadınları kurtarmak ne Trump'a ne de eli kanlı Netanyahu'ya düşmüştür. İran'ın kararını İran halkı verecektir."
'ESKİ DEFTERLERİ AÇIP HESABI CHP'YE KESMEYE ÇALIŞIYOR'
'Postmodern darbe' olarak tarihe geçen 28 Şubat'ın yıl dönümü olduğunu hatırlatan Özel, CHP olarak demokrasiye inandıklarını dile getirdi. 15 Temmuz'da milletin tercihlerinin arkasında durduklarını vurgulayan Özel, şunları kaydetti:
"Özellikle ramazan, mübarek günde Tayyip Bey'in oynattığı videolarla gösterdiği 28 Şubat'ta başörtüsü konusunda yaşanan sıkıntıları hatırlatıp, sanki bunları CHP yapmış gibi gösteren anlayışa sahip. Orada o yanlışın içinde olan CHP'li varsa kişisel olarak oradadır. Ama Cumhuriyet Halk Partisi başta inanç, düşünce isteyenin istediği gibi yaşamasının her türlü yasak ve baskının karşısındadır. 28 Şubat mağduriyeti üzerinden 30 yıl sonra tükenmiş bir siyasetçi, eski defterleri açıp hesabı yanlış yere Cumhuriyet Halk Partisi'ne kesmeye çalışıyor. Herkes, inançlı, başını örten kardeşlerim bilsin ki genel başkan olarak Özgür Özel'in geçmişinde de bugün Cumhuriyet Halk Partisi'nde siyaset yapan genç kadroların geçmişinde de sizi incitecek bir şey olmadığı gibi yarın sizin inancınızın, ibadetiniz, giyiminizin, kuşamınızın teminatı da tüm özgürlüklerinizin teminatı da Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Şunu Tayyip Bey'e söylemem lazım. Siyaset umudu örgütlemek, umut verme işi; korkuyu örgütlemek siyasetçinin işi değil. O mafya işi ama Tayyip Bey emekliye, emekçiye, yaşlıya, çiftçiye, esnafa, gence umut veremediği için bir korku salmak, onu da bizim üzerimizden yapmanın peşinde. Bu millet samimiyeti görür. Umut vermeyen, 'Bundan sonra düzelteceğim' diyemeyen sadece rakiplerine iftira eden birisinin tepeden tırnağa, baştan aşağı 28 Şubat sembolüne dönüştüğünü, herkese '28 Şubatçı' diyenin kutuplaşmadan medet umduğunu, bu kutuplaşmanın üzerine kendisi gidecekmiş gibi yapıp Milli Eğitim Bakanı, yazarı çizeri, sosyal medya manipülasyonuyla ne yapmaya çalıştıklarının farkındayız. Biz her darbeye karşıyız."
'İÇERİDE SES KAYDI İLE ŞİİR ALBÜMÜ YAPMIŞ İNSANDIR'
Ekrem İmamoğlu'nun tutukluluğuna tepki gösteren Özel, "28 Şubat'ın sözde mağduru 19 Mart'ın zalimidir. Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediye başkanıyken rüşvetten, zimmetten, ihaleye fesat karıştırmaktan, devleti yıkmaya niyetlenmiş terör örgütüne destek çıkmaktan yargılanmıştır. Ancak bir gün sabah kapısına polis gitmemiştir. O çok eleştirdiği dönemde dahi bir gün gözaltında kalmamış, bir gün tutuklu yargılanmamıştır. Yargılandığı tüm davalarda tutuksuz yargılanmış. Cezası Yargıtay'da kesinleşene kadar görevinin başında durmuş. Kesinleşince telefonla çağrılmış, mitingle Saraçhane'den ayrılmış davul zurnayla Pınarhisar'a yollanmış, Pınarhisar'da sayısız misafir kabul etmiş, içeride ses kaydı ile şiir albümü yapmış insandır. Bu olaydan 30 yıl sonra daha modern, demokratik olması gereken Türkiye'de daha az suçla suçlanan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı sabahın 5'inde kapısına polis giderek gözaltına alınmış. Cumhurbaşkanı adayı olarak önseçime gireceği gün tutuklanmış, Silivri'ye konulmuş. Tayyip Erdoğan, görmediğini göstermekte, ona yapılmayan kötü muameleyi yapmakta, kul hakkına girmekte, milletin kararıyla dikleşmektedir. Buradan kendisini uyarıyorum. Yargı eli ile eline geçirdiğin güçle yapmaya çalıştığın darbe, bu milletin vicdanından döner" diye konuştu.
'İKTİDAR DEĞİŞTİĞİNDE YASAKSIZ TÜRKİYE, VİZESİZ AVRUPA GELİYOR'
Sosyalist Enternasyonal'deki parti temsilcilerinin CHP'nin iktidara gelmesi ile Türkiye'nin AB üyeliğine tam destek olacağını belirten imza attıklarını anlatan Özel, "İktidar değiştiğinde yasaksız Türkiye, vizesiz Avrupa geliyor. Başkan yardımcısı olduğum Sosyalist Enternasyonal'de, sol sosyal demokrat partilerin birlikte olduğu, 89 partinin birlikte olduğu yapıda atılan imza ile kimse karşı çıkmadan, 'Cumhuriyet Halk Partisi'nin iktidarında Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeline tam destek olacağız' diyor, Avrupa Birliği ülkeler ve daha fazlası. Bunun için Cumhuriyet Halk Partisi iktidarı, Avrupa Birliği'nin tam üyeliği demektir. CHP iktidarı, Türk pasaportunun bütün dünyada itibar bulması karşılık bulması demektir" dedi.