TBMM Genel Kurulu... CHP'li Akay'dan Varlık Fonu Tepkisi: Kamu Kaynaklarının Heba Olmaması İçin Meclis'te Hesap Verilmelidir
TBMM Genel Kurulu’nda söz alan CHP milletvekilleri, iktidarın barınma ve ekonomi politikalarını eleştirdi. Mustafa Adıgüzel kapatılan yurtlar nedeniyle öğrencilerin cemaatlere mecbur bırakıldığını savunurken, Cevdet Akay Varlık Fonu’nun 10,7 trilyonluk borcuna ve köprülerin özelleştirileceğine dair hazırlıklara dikkat çekti. Akay, "Bütün bu kamu kaynaklarının, varlıklarının heba olmaması için Varlık Fonunun da denetiminin sağlıklı ve düzgün yapılması ve Meclis'te, yetkililerin hesap vermesi ve ibra mekanizmasının kurulması gerektiğini ifade ediyorum" diye konuştu.
(TBMM) - TBMM Genel Kurulu'nda söz alan CHP milletvekilleri, iktidarın barınma ve ekonomi politikalarını eleştirdi. Mustafa Adıgüzel kapatılan yurtlar nedeniyle öğrencilerin cemaatlere mecbur bırakıldığını savunurken, Cevdet Akay Varlık Fonu'nun 10,7 trilyonluk borcuna ve köprülerin özelleştirileceğine dair hazırlıklara dikkat çekti. Akay, "Bütün bu kamu kaynaklarının, varlıklarının heba olmaması için Varlık Fonunun da denetiminin sağlıklı ve düzgün yapılması ve Meclis'te, yetkililerin hesap vermesi ve ibra mekanizmasının kurulması gerektiğini ifade ediyorum" diye konuştu.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl başkanlığında Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ni görüşmek üzere toplandı.
CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel, Ordu ve Ankara'daki yurtların kapatılmasına ve öğrencilerin barınma sorunlarına ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Ordu ili Ulubey ilçemizde öğrenci kapasitesi 60 olan KYK kız öğrenci yurdu çürük nedeniyle kapatıldı ancak aynı binada yemek verilmeye devam ediliyor. Şimdi, öğrenciler güvenlik ve konfor açısından yeterli olmayan bir apartta kalıyor. Buna hızlı bir çözüm bekliyoruz. Yine, Ankara Kalecik'te bir yurt var; ikili üçlü odaları, WC, banyosuyla son derece konforlu, 120 kız öğrenci kapasiteli. Bu yurdu da Kültür Bakanının eski bürokratı ve akademisyen Orhan Kalkan anahtar teslim olarak 2016 yılında Milli Eğitim Bakanlığına devretti. Fakat Milli Eğitim Bakanlığı 'Depremzedeler kalacak.' bahanesiyle yurdu kapattı, üç yıldır da açmıyor, bir depremzede de kalmadı; yargı ve Danıştay kararlarına rağmen yurdu tekrar açmıyor. Kalecik'te 1.100 öğrenci var. Neden açmıyor? Çünkü öğrenciler vakıf ve cemaat yurtlarına mecbur kalsın diye. Yusuf Tekin, ya o yurdu tekrar kullanın ya da Gençlik ve Spor Bakanlığına yurt için devredin."
"Varlık Fonunun sağlıklı denetimi mutlaka gerekiyor"
CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, Türkiye Varlık Fonu'nun borç yükü, denetim eksikliği ve özelleştirme iddialarına ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Türkiye Varlık Fonu 360 milyar dolar büyüklüğünde, 2024 cirosu da 3,9 trilyon olmuş ülkemizin çok önemli kuruluşlarını bünyede barındıran önemli bir Fon yani 'ikinci hazine' denilmesi boşuna değil. Şimdi, Türkiye Cumhuriyeti devletinin toplam tüm kamu borcu 14,3 trilyon. Şimdi, Varlık Fonunun en son Plan ve Bütçe görüşmelerinde açıklanan, Sayın Genel Müdür tarafından bize ifade edilen borcu 10,7 trilyon, bunun 7,6 trilyonu da finansman borcu yani Türkiye Cumhuriyeti devletinin en son verilere göre olan toplam borcunun yüzde 75'i kadar Varlık Fonunun borcu var. Şimdi, baktığımız zaman da bu borcun yapısı, yükümlülükleri genelde kısa vadeli. Dolayısıyla, içinde bulunduğumuz konjonktürde önümüzdeki dönemde borçlanma maliyetinin de yükseleceği düşünülerek Varlık Fonunun sağlıklı denetimi mutlaka gerekiyor."
"Kamu kurum ve kuruluşlarının tabi olduğu kanunların hiçbirine tabi değil"
Varlık Fonu yeterince denetlenmiyor. Bağımsız denetim kuruluşu raporları üzerinden Devlet Denetleme Kurulunun raporlarını Plan ve Bütçe Komisyonunda biz denetlemeye çalışıyoruz. İbra mekanizması yok, sağlıklı bir denetim kesinlikle yok, kamu kurum ve kuruluşlarının tabi olduğu kanunların hiçbirine tabi değil. Bunlardan neler var? Kamu İhale Kanunu'na tabi değil, Devlet İhale Kanunu'na tabi değil, Sayıştay denetimine tabi değil, eskiden dahil edilenler hariç, Taşıt Kanunu'na tabi değil. İşte, Taşıt Kanunu'na tabi olmadığı için de en son kiraladığı 58 adet taşıtın 41 adedini bir firmadan alıp yüksek maliyetle kira gideri olarak çıkış yapabiliyor. Bunun ortaklık yapısını incelettiğiniz zaman o da etik değil zaten.
"Bu belge de otoyol ve köprülerin özelleştirileceğine dair bir ispat belgesidir"
Türkiye'nin fabrikaları bir taraftan satılıyor, limanları bir taraftan satılıyor. Daha henüz yeni, Türkiye Varlık Fonunun 2016 yılından beri bünyesinde bulundurduğu İzmir Alsancak Limanı bir firmaya devredildi, Alport firmasına devredildi. Bu firma, sırf bu ihaleyi almak için 2026 Ocak ayında kurulmuş ve ihaleyi de aldı. Hangi şartlarda aldı, nasıl aldı, kaç yıllığına aldı, yatırım taahhüdü nedir; hiçbirini bilmiyoruz. Bakın, en son, otoyol ve köprülerin özelleştirilmesine ilişkin finansal danışmanlık hizmetiyle ilgili Özelleştirme İdaresi Başkanlığının ihaledeki sözleşmelerinden... Bakın, burada otoyol ve köprülerin özelleştirme işiyle ilgili finansal danışmanlık Ernst&Young'a verilmiş. Ne zaman verilmiş? 23 Ekim 2025 tarihinde verilmiş. Bu belge de otoyol ve köprülerin özelleştirileceğine dair bir ispat belgesidir. Bütün bu kamu kaynaklarının, varlıklarının heba olmaması için Varlık Fonunun da denetiminin sağlıklı ve düzgün yapılması ve Meclis'te, yetkililerin hesap vermesi ve ibra mekanizmasının kurulması gerektiğini ifade ediyorum."