Lübnan İsrail SON DAKİKA! Lübnan İsrail'e mi saldırdı? Lübnan'da nelere oluyor?
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılar başlatmasının ardından Orta Doğu'da tansiyon yeniden yükseldi. 27 Kasım 2024'te varılan ateşkesten bu yana ilk kez Lübnan'dan İsrail'e yönelik kapsamlı bir füze saldırısı gerçekleşti. Peki, Lübnan İsrail'e mi saldırdı? Lübnan'da nelere oluyor? Lübnan İsrail son dakika gelişmeleri haberimizde.
Orta Doğu'da dengeleri sarsan gelişmeler zincirine bir yenisi daha eklendi. ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılar başlatmasının ardından, Lübnan'dan İsrail'e yönelik ilk saldırı gerçekleşti. 27 Kasım 2024'te sağlanan ateşkes sonrası yaşanan bu gelişme, bölgede kırılgan güvenlik ortamının yeniden sarsıldığını ortaya koydu. Peki, Lübnan İsrail'e mi saldırdı? Lübnan'da nelere oluyor? Detaylar...
LÜBNAN İSRAİL SON DAKİKA!
İsrail ordusu, Lübnan'dan füze atıldığının tespit edildiğini ve ülkenin kuzeyinde sirenlerin devreye girdiğini açıkladı. Ordu Sözcülüğü tarafından yapılan duyuruda, saldırının ABD ve İsrail'in İran'a yönelik operasyonları sonrasında Lübnan'dan gerçekleşen ilk saldırı olduğu belirtildi.
Açıklamada, füze tespit sistemlerinin devreye girdiği ve savunma unsurlarının harekete geçirildiği aktarıldı. Günün erken saatlerinde yapılan bir başka açıklamada ise en az bir füzenin engellendiği, bazı füzelerin açık alanlara düşmesine izin verildiği ifade edildi. İlk belirlemelere göre herhangi bir can kaybı ya da maddi hasar bildirilmedi.
Bu gelişme, 27 Kasım 2024'te sağlanan ateşkes sonrası yaşanan en ciddi askeri hareketlilik olarak kayda geçti.
LÜBNAN İSRAİL'E Mİ SALDIRDI?
İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), Lübnan'dan ülkenin kuzeyine yönelik füze saldırılarının gerçekleştirildiğini duyurdu. İsrail basınında yer alan haberlere göre, Lübnan'dan toplam 6 füze atıldı.
İsrail'de yayın yapan Kanal 12 televizyonu, saldırıda 6 füzenin kullanıldığını aktardı. İsrail ordu sözcülüğü, atılan füzelerin engellendiğini açıkladı. Bu saldırının, Lübnan ile İsrail arasında 27 Kasım 2024'te varılan ateşkesten bu yana Hizbullah tarafından düzenlenen en şiddetli saldırı olduğu belirtildi.
Hizbullah, İran lideri Ali Hamaney'in öldürülmesi üzerine yayımladığı taziye mesajında saldırı düzenleyeceklerine işaret etmişti. İsrail ordusu da söz konusu füze saldırılarının Hizbullah tarafından gerçekleştirildiğini duyurdu.

ATEŞKES SONRASI EN ŞİDDETLİ SALDIRI
27 Kasım 2024'te sağlanan ateşkesten bu yana ilk kez bu ölçekte bir saldırı gerçekleşti. İsrail basını, söz konusu füze saldırısını "ateşkesten bu yana en şiddetli saldırı" olarak nitelendirdi.
Ordu kaynakları, füze saldırısının ardından savunma sistemlerinin devreye alındığını ve kuzey bölgelerde sirenlerin çaldığını bildirdi. İsrail ordusu, saldırıya ilişkin değerlendirmelerin sürdüğünü ve sahadaki gelişmelerin yakından takip edildiğini duyurdu.
İSRAİL'DEN MİSİLLEME GECİKMEDİ
Füze saldırılarının ardından İsrail'den karşılık gecikmedi. IDF tarafından yapılan açıklamada, Lübnan'dan ülkenin kuzeyine gerçekleştirilen füze saldırılarına yanıt olarak Lübnan genelindeki Hizbullah hedeflerinin vurulmaya başlandığı bildirildi.
Açıklamada şu ifadeler yer aldı:
"Hizbullah, İran rejimi adına hareket ederek İsrailli sivilleri hedef alıyor ve Lübnan'ı yıkıma sürüklüyor."
IDF, beklenmedik durumlara karşı hazırlıklı olduklarını vurgulayarak, "Aslanın Kükremesi Operasyonu" kapsamında farklı cephelerde karşılaşılabilecek senaryolara yönelik hazırlıkların sürdüğünü belirtti.
LÜBNAN'DA NELERE OLUYOR?
Lübnan'ın başkenti Beyrut ve çevresinde çok sayıda patlama meydana geldi. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, farklı bölgelerde yükselen dumanlar ve patlama anları yer aldı.
İsrail ordusunun Hizbullah hedeflerine yönelik saldırılarının ardından Beyrut başta olmak üzere çeşitli noktalarda şiddetli patlamalar yaşandığı bildirildi. Görüntülerde, sivillerin panik halinde olduğu ve bölge halkının yaşadığı tedirginliğin amatör kameralara yansıdığı görüldü.
İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik saldırıları sürerken, Lübnan-İsrail hattında yaşanan bu son gelişmeler, bölgesel çatışma endişelerini artırdı. Sahadaki askeri hareketlilik ve karşılıklı açıklamalar, bölgede güvenlik risklerinin yeniden yükseldiğini ortaya koydu.